Taşıma Kapasitesi Nasıl Hesaplanır? 4 Teker mi 6 Teker mi?
Taşıma Kapasitesi Nasıl Hesaplanır? 4 Teker mi 6 Teker mi?
Taşıma kapasitesi hesabı, satın alma kararlarında en çok “basitleştirilen” ama sahada en çok maliyet üreten başlıklardan biridir. Çünkü birçok kişi, toplam ağırlığı teker sayısına bölüp çıkan rakamı kapasite olarak kabul eder. Oysa gerçek kullanımda yük sabit kalmaz, zemin kusursuz düz değildir, ekipman her zaman lineer hareket etmez ve dönüşlerde yan kuvvetler devreye girer. Bu koşullar, bazı anlarda yükün beklenenden az sayıda teker üzerinde toplanmasına ve teker başına düşen yükün katalog hesabını aşmasına neden olur.
Burak Teker tarafında kapasite hesabını “tek formüllük” bir işlem gibi değil, operasyon güvenliği ve ekipman ömrü açısından bir risk yönetimi konusu olarak ele alırız. Doğru kapasite seçimi; zemin yapısı, kullanım sıklığı, hız, eşik/derz geçişleri, taşıma tipi ve montaj toleranslarıyla birlikte okunur. Bu rehberin amacı, kapasite hesabını sahada çalışan bir standarda dönüştürmek ve 4 teker mi 6 teker mi sorusuna ezbere değil, senaryo bazlı net bir cevap vermektir.
Kapasite Hesabında Temel Kavramlar
Statik yük nedir?
Statik yük, ekipman dururken tekerlerin taşıdığı toplam ağırlıktır. Arabaya yüklenmiş ürünler, şase ağırlığı, ekipmanın kendi ağırlığı ve varsa üstte sabitlenen aparatların toplamı statik yükü oluşturur. Statik yük hesabı, başlangıç için gereklidir ama tek başına yeterli değildir.
Dinamik yük nedir?
Dinamik yük, ekipman hareket halindeyken oluşan ek yüklenmelerdir. Eşik geçişi, derz, küçük taş, pütürlü zemin, ani fren, ani hızlanma, dönüş ve çarpma gibi durumlar dinamik yük üretir. Dinamik yük, kısa süreli olsa bile teker başına düşen yükü yükseltir ve kapasite seçiminde kritik rol oynar.
Güvenlik payı ne işe yarar?
Güvenlik payı, sahadaki belirsizliği yönetmek için kapasiteye eklediğiniz koruma alanıdır. Zemin toleransı, montaj hatası, yükün dengesiz yerleşmesi ve dinamik etkiler güvenlik payını zorunlu hale getirir. Güvenlik payı olmadan yapılan seçim, “kağıt üstünde doğru” görünür ama sahada aşınma, kırılma ve sürükleme şikayeti üretir.
En Sık Yapılan Hata: Toplam Yükü 4’e Bölmek
Dört tekerli bir ekipmanda teorik olarak yük, dört noktaya dağılır. Ancak pratikte zemin dalgalıysa veya şase rijit değilse, bazı anlarda yük üç noktaya biner. Bu durum, özellikle epoksi zemin birleşim çizgilerinde, derzli seramikte, eşik geçişlerinde ve pütürlü beton yüzeylerde belirginleşir. Yük üç teker üzerinde toplandığında, her bir tekerin taşıdığı yük bir anda %33’e yakın artar. Bu artış, kapasite seçiminin sınırda yapıldığı senaryolarda problemi hızla büyütür.
Pratik Kapasite Hesabı - Sahada Çalışan Yöntem
Adım 1 - Toplam ağırlığı doğru toplayın
Toplam ağırlık; ekipmanın kendi ağırlığı + maksimum taşınacak yük + varsa üst ekipman/aksesuar ağırlığıdır. Kapasite hesabı “maksimum senaryoya” göre yapılmalıdır. Ortalama yük üzerinden seçim yapmak, yoğun kullanım dönemlerinde aşırı yüklenme riskini artırır.
Adım 2 - 3 teker etkisini hesaba katın
Dört tekerli kurulumda, sahada yükün üç teker üzerinde toplanabileceği anlar vardır. Bu nedenle pratik hesap yaklaşımı; toplam ağırlığı 4’e bölmek yerine, yükün belli anlarda 3’e bölünebileceğini kabul ederek seçim yapmaktır. Bu kabul, güvenlik payının temelini oluşturur.
Adım 3 - Dinamik etkiyi belirleyin
Eğer zemin pütürlü, derzli veya eşik geçişli ise; ayrıca ekipman sık dur-kalk yapıyor, hızlı dönüyor veya sık frenleniyorsa dinamik etki daha yüksektir. Dinamik etki arttıkça kapasite seçimi “daha güvenli” tarafa kaymalıdır. Bu kayma, çoğu zaman bir üst kapasite sınıfına geçmek veya teker sayısını artırmak anlamına gelir.
Adım 4 - Güvenlik payını seçin
Güvenlik payı; kullanım yoğunluğu ve zemin kalitesine göre belirlenir. Zemin düz, kullanım sakin ve yük dağılımı dengeliyse daha düşük pay yeterli olabilir. Zemin problemliyse, yük dengesiz yerleşiyorsa ve kullanım agresifse pay yükseltilmelidir. Buradaki amaç, sadece kırılmayı önlemek değil; sürüş akıcılığını koruyup zeminde iz ve kullanıcı zorlamasını azaltmaktır.
4 Teker mi 6 Teker mi? Karar Mantığı
4 teker ne zaman doğru seçim olur?
Dört tekerli kurulum, doğru kapasite ve doğru çap seçildiğinde pek çok senaryoda yeterlidir. Zemin nispeten düzgünse, toplam yük çok yüksek değilse, ekipman kısa mesafede ve kontrollü hızda kullanılıyorsa 4 teker iyi bir çözümdür. Ayrıca manevra kabiliyeti ve maliyet açısından avantaj sağlar. Ancak kapasite sınırda kaldığında veya zemin kusurlu olduğunda 4 tekerli kurulum hızlı şekilde “ağır yürüyüş” problemine gidebilir.
6 teker ne zaman avantaj sağlar?
Altı tekerli kurulum, yükün daha fazla noktaya dağılmasını sağlar ve teker başına düşen yükü düşürür. Bu, özellikle ağır yük taşınan ve zeminin mükemmel olmadığı senaryolarda avantaj üretir. Ayrıca uzun şaselerde yük dağılımını daha stabil hale getirir. Bununla birlikte 6 teker, doğru yerleşim yapılmadıysa gereksiz sürtünme ve manevra zorluğu yaratabilir. Bu nedenle 6 teker seçiminde şase geometrisi ve dönüş senaryosu önem kazanır.
Yanlış Kapasite Seçiminin Maliyeti
Yanlış kapasite seçimi sadece kırılma riski değildir. Saha maliyetleri daha geniştir: ekipman daha zor yürür, kullanıcı daha fazla kuvvet uygular, sürükleme artar, zemin izleri çoğalır, rulman ve döner mekanizma daha hızlı yıpranır, bakım periyodu kısalır ve toplam sahip olma maliyeti yükselir. Bu nedenle kapasite hesabını doğru yapmak, satın alma bütçesinden çok operasyon bütçesini korur.
Güvenlik Payı Nasıl Belirlenir? Sahada İşleyen Mantık
Güvenlik payı konusu genelde iki uçta yanlış yorumlanır. Bir taraf hiç pay koymadan sadece katalog kapasitesiyle ilerler, diğer taraf “ne olur ne olmaz” diyerek aşırı yüksek kapasiteye kaçar. İki yaklaşım da maliyet üretir. İlki arıza, sürükleme ve kullanıcı zorlamasıyla maliyet üretir. İkincisi ise gereksiz yatırım ve kimi zaman daha sert malzeme tercihine iterek zemin ve konfor tarafında maliyet üretir. Doğru yaklaşım, güvenlik payını zemine ve kullanım senaryosuna göre kademelendirmektir.
Düşük risk senaryosu
Zemin düzgün, eşik/derz geçişi az, kullanım kontrollü ve yük dağılımı dengeliyse güvenlik payı daha düşük tutulabilir. Bu senaryoda amaç, gereksiz “aşırı kapasite” yatırımı yapmadan stabil performansı korumaktır.
Orta risk senaryosu
Zeminde dönemsel eşik geçişleri varsa, ekipman gün içinde çok kez dur-kalk yapıyorsa veya yük her seferinde aynı şekilde yerleşmiyorsa güvenlik payı yükseltilmelidir. Bu senaryoda risk, kırılmadan çok “akıcılığın bozulması” ve “bakım periyodunun kısalması” olarak karşınıza çıkar.
Yüksek risk senaryosu
Zemin pütürlü/derzli, hareket alanı dar, dönüş sık, hız yüksek veya ekipman ağır yükle uzun mesafe gidiyorsa güvenlik payı belirgin şekilde artırılmalıdır. Çünkü dinamik etkiler birikimli maliyet üretir. Bu senaryoda hedef, sadece arızayı önlemek değil, operatörün zorlamasını düşürmek ve zemin hasarını sınırlamaktır.
Örnek Hesap - Formül Değil, Doğru Yaklaşım
Kapasite hesabında amaç bir “sihirli sayı” bulmak değil, saha riskini yönetmektir. Bu yüzden örnek yaklaşım, hesap mantığını göstermek için önemlidir.
Örnek 1 - 4 tekerli taşıma arabası
Bir taşıma arabasının kendi ağırlığı ve maksimum yükü birlikte düşünülür. Toplam ağırlık belirlendikten sonra 4’e bölmek, yalnızca başlangıçtır. Sahada yükün bazı anlarda üç noktaya bineceğini kabul ettiğinizde, teker başına düşen yükün “3’e bölünmüş” senaryoda da güvenli kalmasını istersiniz. Bu yaklaşım, zemindeki dalgalanma ve montaj toleransını otomatik olarak hesaba katar. Eğer bu aralıkta seçim yaparsanız, akıcılık daha stabil kalır ve sürükleme şikayeti gecikir.
Örnek 2 - 6 tekerli uzun şase
Altı tekerli kurulumda yük dağılımı genelde daha rahat yönetilir. Ancak burada kritik olan, tekerlerin yerleşimidir. Altı teker, her zaman “daha iyi” demek değildir. Eğer yerleşim yanlışsa, bazı tekerler yük taşımadan sürtünme üretir ve manevra kabiliyeti düşer. Doğru yerleşimde ise yük daha fazla noktaya yayılır ve teker başına düşen yük azalır. Bu da hem mekanik ömrü uzatır hem de zeminde iz ve titreşimi azaltır.
6 Teker Kurulumunda Yerleşim Neden Kritik?
Altı tekerli sistemler genelde ağır yük ve uzun şase için tercih edilir. Burada temel hedef, yükü daha fazla noktaya dağıtıp birim basıncı düşürmektir. Ancak doğru yerleşim yapılmazsa sistem kendi içinde çelişir.
Yanlış yerleşim ne üretir?
Yanlış yerleşimde iki sorun ortaya çıkar. Birincisi, bazı tekerler “havada” kalabilir veya çok az yük alabilir. Bu tekerler, yük taşımadığı halde zemine sürtünerek yuvarlanma direncini artırır. İkincisi, dönüşlerde sistem daha fazla sürtünme üretir ve ekipman ağırlaşır. Bu durumda kullanıcı zorlaması artar ve dinamik yükler daha sert hale gelir.
Doğru yerleşim ne kazandırır?
Doğru yerleşimde yük, şase boyunca dengeli paylaşılır. Manevra sırasında sistem daha kontrollü davranır, sürükleme azalır, akıcılık artar. Bu, özellikle epoksi ve seramik gibi yüzeylerde iz riskini de düşürür. Ayrıca rulman ve döner mekanizma üzerindeki stres azalacağı için bakım periyodu uzar.
Zemine Göre Dinamik Etkiyi Nasıl Okursunuz?
Dinamik yükü ölçmek her zaman mümkün değildir, fakat dinamik etkiyi tahmin etmek mümkündür. Bunu yapan şey, zeminin karakteridir. Zemin karakteri, ekipmanın “sarsıntı” üretme oranını belirler.
Düz ve homojen zemin
Epoksi gibi düzgün zeminlerde dinamik etki daha yönetilebilir olabilir. Ancak ince partikül birikimi varsa, sürtünme artar ve akıcılık düşer. Burada dinamik etkiden çok “sürtünme yönetimi” öne çıkar.
Derzli ve birleşimli zemin
Seramik derzleri ve birleşim çizgileri, küçük tekerlerde mikro darbe üretir. Bu darbeler, uzun vadede rulman ve döner mekanizma yıpranmasını hızlandırır. Bu yüzden derzli zeminlerde çap büyütmek ve kapasitede pay bırakmak daha kritiktir.
Pütürlü ve bozuk zemin
Beton ve şap gibi pütürlü yüzeylerde dinamik etki en yüksektir. Çünkü teker sürekli küçük engelleri aşar. Bu aşma davranışı, anlık yüklenmeleri artırır. Burada doğru strateji; daha büyük çap, daha doğru kapasite payı ve mümkünse daha stabil malzeme seçimidir.
Manevra ve Dönüş: Kapasite Hesabının Gizli Parçası
Birçok kapasite hesabı, sadece düz gidiş üzerinden yapılır. Oysa dönüş, teker sistemini en çok zorlayan hareketlerden biridir. Dönüşte yan kuvvetler devreye girer, bazı tekerlerde kayma artar, bazıları anlık olarak daha fazla yük alır. Dar alanlarda yapılan sık dönüş, kapasiteyi kâğıt üstünde “doğru” olsa bile sahada sorun çıkarabilir. Bu nedenle dönüş yoğunluğu, güvenlik payının belirlenmesinde mutlaka dikkate alınmalıdır.
Yanlış Seçimin Erken Uyarı İşaretleri
Yanlış kapasite veya yanlış kurulum hemen kırılmaz. Önce bazı erken uyarı işaretleri verir. Bu işaretleri okumak, problemi büyümeden çözme fırsatı sağlar.
İşaret 1 - Sürüşte ağırlaşma ve operatör zorlaması
Kapasite sınırda kaldığında akıcılık düşer. Operatör daha çok iter, daha çok zorlar ve bu durum dinamik yükleri büyütür.
İşaret 2 - Dönüşte takılma
Yan kuvvetlere karşı sistem zayıf kalıyorsa, dönüşte kayma artar. Bu hem zeminde iz riskini hem de mekanik yıpranmayı hızlandırır.
İşaret 3 - Ses ve titreşim artışı
Ses ve titreşim artışı çoğu zaman rulman ve döner mekanizma stresinin yükseldiğini gösterir. Bu stres, kapasite seçiminin sınırda olabileceğine işaret eder.
Saha İçin Hızlı Hesap Checklist’i
Satın alma veya kurulum öncesi hızlı bir kontrol listesi, kapasite seçiminde hata payını ciddi şekilde düşürür.
- Toplam ağırlık maksimum senaryoya göre belirlendi mi?
- Zemin düz mü, derzli mi, pütürlü mü?
- Eşik/derz geçişi var mı, ne sıklıkta?
- Dönüş yoğunluğu yüksek mi, alan dar mı?
- Yük her seferinde aynı mı yerleşiyor, yoksa dengesiz mi?
- 4 tekerde yükün 3 noktaya binebileceği senaryo hesaba katıldı mı?
- 6 teker düşünülüyorsa yerleşim manevrayı bozmayacak şekilde planlandı mı?
- Seçim, sadece kırılma riskini değil akıcılık ve bakım maliyetini de yönetiyor mu?
Bu checklist üzerinden ilerlediğinizde kapasite hesabı, sadece bir satın alma adımı olmaktan çıkar; operasyonel süreklilik ve toplam maliyet yönetimi aracına dönüşür. Bu da sahada daha az arıza, daha az sürükleme ve daha düşük bakım yükü demektir.
Sonuç
Taşıma kapasitesi hesabı, yalnızca toplam ağırlığı teker sayısına bölmek değildir; zemin toleransları, dinamik yük, dönüşlerde oluşan yan kuvvetler ve montaj sapmaları gibi saha gerçeklerini birlikte yöneten bir risk hesabıdır. Bu gerçekler dikkate alınmadığında sistem kağıt üzerinde “yeterli” görünür ama kullanımda ağırlaşma, sürükleme, iz oluşumu, erken yıpranma ve bakım periyodunun kısalması gibi maliyetler üretir.
Sağlam yaklaşım şudur: Toplam ağırlığı maksimum senaryoya göre belirleyin, 4 tekerli kurulumda yükün bazı anlarda üç noktaya binebileceğini hesaba katın, zemin ve kullanım yoğunluğuna göre güvenlik payı bırakın. Ağır yük, uzun şase veya zemin kusurları belirginsa 6 tekerli kurulum avantaj sağlayabilir; ancak bu avantaj, doğru yerleşim planı yapılırsa ortaya çıkar. Sonuçta hedef yalnızca kırılmayı önlemek değil, akıcılığı koruyup operatör zorlamasını azaltmak ve toplam sahip olma maliyetini düşürmektir. Burak Teker standardı, kapasite seçimini tam da bu çerçevede kurar.
SSS
1) 4 tekerli sistemde neden “3 teker etkisi” konuşulur?
Zemin her zaman düz değildir ve şase rijitliği her koşulda ideal kalmaz. Bu yüzden bazı anlarda yük üç noktaya toplanabilir. Bu senaryoyu hesaba katmak, kapasite seçiminde sahaya uygun güvenlik payı oluşturur.
2) 6 teker her zaman daha mı iyidir?
Hayır. Doğru yerleşim yapılmadığında manevra zorlaşabilir ve sürtünme artabilir. 6 tekerin avantajı, yükü daha fazla noktaya dağıtmak ve birim basıncı düşürmektir; bu avantaj doğru yerleşimle ortaya çıkar.
3) Dinamik yük en çok ne zaman yükselir?
Eşik ve derz geçişlerinde, pütürlü zeminde, ani dur-kalklarda, sert dönüşlerde ve çarpma/darbe anlarında yükselir. Bu durumlar kısa süreli olsa bile sistemin yıpranmasını hızlandırır.
4) Kapasite seçimi sınırda kaldığında ilk ne olur?
Çoğu zaman kırılma hemen olmaz. Önce akıcılık düşer, operatör zorlaması artar, dönüşlerde takılma ve titreşim çoğalır. Bu işaretler, daha büyük bir sorunun erken uyarılarıdır.
5) Zemin tipi kapasite hesabını nasıl etkiler?
Düz zeminlerde dinamik etki daha yönetilebilirken derzli ve pütürlü zeminlerde mikro darbeler artar. Zemin ne kadar “engel” üretiyorsa, kapasite seçiminde güvenlik payı o kadar kritik hale gelir.
6) Yanlış kurulumun maliyeti sadece arıza mıdır?
Hayır. Ağır yürüyüş, sürükleme, zemin izleri, bakım sıklığının artması ve kullanım verimliliğinin düşmesi toplam maliyetin büyük kısmını oluşturur. Doğru kapasite hesabı, bu maliyetleri azaltır.
7) Satın almadan önce hızlıca neyi kontrol etmek gerekir?
Maksimum toplam ağırlık, zemin tipi, eşik/derz varlığı, dönüş yoğunluğu, yük yerleşim dengesinin değişkenliği ve 4 tekerde 3 noktaya binme ihtimali temel kontrollerdir. 6 teker düşünülüyorsa yerleşim planı mutlaka değerlendirilmelidir.